Ankara Tanıtım

Sanliurfa, (eski adiyla: Er-Ruha veya Edessa), Türkiye´nin Güneydogu Anadolu Bölgesinde bulunan bir sehridir.

MÖ 1. binyildan beri sürekli olarak meskûn olan kent, yakin döneme kadar Urfa adiyla anilmis, ancak 1984 yilinda TBMM karariyla "Sanli" ünvanini edinmistir. Sanliurfa ilinin merkezidir.

Tarihçe

Urfa Kur´an, Incil ve Tonah (Eski ahit/Tevrat)´ta geçen Ibrahim peygamberin, dogum yeri olarak kabul edilir ve anisina Camii de bulunmaktadir. Ayrica Peygamber Eyüp´ün de (Incil ve Eski ahitte Job) dogum yeri olarak kabul edilir.

Urfa kent merkezinin altinda bugünkü Balikligöl´ün kuzeyinde yapilan bir kesif sonucu, Urfa kent merkezi tarihinin MÖ. 9500´e Çanak-Çömleksiz Neolitik Döneme kadar uzandigi görülmüstür.

11.500 yillik tarihi süreç içerisinde Ebla, Akkad, Sümer, Babil, Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Bizans gibi uygarliklarin egemenlikleri altinda yasamistir.

Urfa, 1094 yilinda Selçuklu hakimiyetine girmistir. 1098´de Haçli Edessa Kontlugu, daha sonra Eyyubi, Memluk, Türkmen asiretleri, Timur devleti, Akkoyunlular, Dulkadir beyligi, Safeviler ve en son da 1516´da Osmanli sinirlari içine katilmistir. Önceleri Rakka Eyaleti sinirlari içerisinde yer alan Urfa, 1876´da Halep Vilayetine baglanmis, 1916´da ise bagimsiz bir sancak olmustur.

I. Dünya Savasi ve Sonrasi

1914´deki kayitlara göre tahmini nüfus, 75,000 olan sehirde, 45,000 Arap, Türk, Kürt; 25,000 Ermeni, 5,000 Hristiyan ve Yahudi yasamaktaydi.

I. Dünya Savasi´na kadar Osmanlilarin elinde olan Urfa, 1919 yilinda önce Ingilizler, daha sonrada Fransizlar isgal edilen sehir, 11 Nisan 1920´de düsman isgalinden kurtarilmistir. Cumhuriyet sonrasinda 1924´de il olmustur. 


Tarihi ve Turistik Yerler

Balikligöl
Rizvaniye Camii

Balikligöl, (Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman Gölleri) Sanliurfa sehir merkezinin güneybatisinda yer alan ve Ibrahim Peygamberin atese atildiginda düstügü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal baliklari ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Sanliurfa´nin en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir.
 

Eski Sehir

Kent merkezi Ortadogu tarzinda son derece canli bir Çarsi etrafinda gelismistir. Geleneksel mimari doku kismen yozlasmis olmakla birlikte, sokak aralarinda birçok yerde çarpici güzellige sahip eski yapilara rastlanir. En güzel eski evlerden biri Surkav (Sanli Urfa Kültür ve Arastirma Vakfi) tarafindan restore edilen Surkav Kültür Evi´dir.

Göbeklitepe

Sanliurfa´ya 20 km´lik bir mesafede, Örencik Köyü yakinlarinda Tarihi MÖ 11 bin yillarina uzanan, tapinma amaçli törensel alanlara ait mimari kalintilar, dikili taslar ve üzerinde kabartmali yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulundugu Göbeklitepe Höyügünde Cilali Tas Devri´nden kalma mabet vardir.
 

Harran

M.Ö. 2000 yilinda Ur sehrinin bir ticari kolu olarak kurulduguna inanilan Harran´in Sümerce veya Akatça kervan veya geçit yeri anlamina gelen "Harran-U” kelimesinden türedigi düsünülmektedir. Mogol Istilasinda yikilan tarihi Harran Üniversitesinin harabeleri ile tarihi Harran evleri görülebilir.
 

Selahaddin Eyyubi Camii

Sanliurfa’da Vali Fuat Bey Caddesi’nde (Yeniyol) bulunan Selahattin Eyyubi Camisi’nin bulundugu yerde Piskopos Nona tarafindan 457 yilinda yaptirilan Aziz Yuhannes (Vaftizci Yahya) Kilisesi bulunuyordu. Bu yapi ayni zamanda Adalet Sarayi olarak da kullanilmistir. Selahattin Eyyubi döneminde bu kilisenin üzerine 900–1250 yillari arasinda Selahattin Eyyubi Camisi yapilmistir. Kilise kesme tastan dikdörtgen planli ve üç nefli ve bazilika plan düzeninde yapilmistir. Kilisenin üzeri içten besik tonoz, distan da düz dam ile örtülüdür. Neflerin orta bölümü yan neflerden daha genis ve daha yüksektir. Girisi bati yönünde olup, burada yedi bölümlü bir narteks bulunmaktadir. Camiye çevrildikten sonra narteks son cemaat yeri olarak kullanilmaktadir. Bu bölüm alti yuvarlak sütuna dayanmaktadir. Ibadet mekâni oldukça genis ölçüde pencerelerle aydinlatilmistir. Bu pencerelerin kenarlarinda yarim sütunlar ve birbirlerine dolanmis ejder kabartmalari bulunmaktadir. Ayrica yarim sütunlarin basliklari üzerindeki haç tasiyan azizler ve kus figürleri de yapinin camiye çevrilmesinden sonra siva ile kapatilmistir. Bunun disinda yapi içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamaktadir.

Kilisenin apsisi yarim kubbelidir. Bunlardan orta apsis yan apsislere besik tonozlu koridorlarla baglanmistir. Apsisler Suriye bazilikalarinda görüldügü gibi disariya çikintili olmayip, düz bir duvar seklindedir. Yan apsislere bitisik olarak besik tonozlu pastoforium (papaz hücreleri) eklenmistir.

Bu kilise ile ilgili eski fotograflarda yaninda mezarlik bulundugu ve kilisenin de düz bir çati ile örtülü oldugu anlasilmaktadir. Yapi uzun yillar harap durumda kalmis, bir ara elektrik santrali olarak kullanilmis ve 28 Mayis 1993’te onarilarak Selahattin Eyyubi Camisi olarak ibadete açilmistir.
 

Ulucami

1175 tarihinde Musul hükümdari Nureddin Zengi tarafindan kiliseden çevirilmistir. Daha önce çan kulesi olan minaresi sekizgendir. Aslen havra olarak insa edilmistir.

Kayıt: 2.11.2015
Güncelleme:2.12.2015
Paylaş
WS05